Bayağıdır yokum değil mi? Kimse de sıkıştırmayınca yazasım hiç gelmedi. Zaten feci yoğundum. Dönem bitiyordu. Teslim etmem gereken ödevler vardı, sınavlarım vardı. Deli çalışmam gerekiyordu. Sabahtan akşama kadar çalıştım. Hiçbir şey yapmadım başka.
Şimdi de tatildeyim. Sömetır tatili :)) Aslında tatil filan yok çünkü işe başladım. Sınavımın bittiğinin ertesi günü başladım. Görüşmelerimiz bayağı uzun sürdü. Aralıkta filan görüştük. Taa ocakta başladım, 1.5 ay kadar sürdü :)
Neyse işte öyle gidip geliyorum. İstediğim gibi bir iş. Eski mesleğime döndüm. Az ve öz müşterim var. Bir de junior ım var. İş yakın, yarım saatte işteyim. Değme keyfime. Alıştım sayılır da onlar bana pek alışamadı. Zamanla o da olur.
Aslında daha neler neler oldu da, geçmişi anlatacak gücüm yok. Bundan sonra yazarım artık.
Neyse döndüm yani ben :))
11 Aralık 2010 Cumartesi
kar
İstanbul'a bu kadar kar yağıyor işte!! Sulu sulu. Anlamsız. Yoğun bir fırtına ve yağmur. Hiçbir yer beyaz olmuyor. Sadece evlerin çatıları. Bir de tepelere çıkarsanız görebilirsiniz.
Karda bata çıkamıyorum, ayaklarımın altında o sesi duyamıyorum. Yumuşak yumuşak yürüyemiyorum. Eve geldiğimde omuzlarımdaki beyazları silkeleyemiyorum.
Nolur yağsa şöyle mis gibi, nolur!
Karda bata çıkamıyorum, ayaklarımın altında o sesi duyamıyorum. Yumuşak yumuşak yürüyemiyorum. Eve geldiğimde omuzlarımdaki beyazları silkeleyemiyorum.
Nolur yağsa şöyle mis gibi, nolur!
10 Aralık 2010 Cuma
mazi
Eski resimlerime baktım. Çok eski değil de birkaç sene öncesine.
Ne kadar zayıfmışım, ki o zaman bile fazla geliyordu kilolarım.
Bir de ne kadar mutlu, ışık saçıyorum fotoğraflarda, gözlerim parlıyor.
Ne oldu da böyle oldum, hatırlamıyorum
Ne kadar zayıfmışım, ki o zaman bile fazla geliyordu kilolarım.
Bir de ne kadar mutlu, ışık saçıyorum fotoğraflarda, gözlerim parlıyor.
Ne oldu da böyle oldum, hatırlamıyorum
5 Aralık 2010 Pazar
özlem
Bugün öyle konuştuk, ne güzeldi. Dışarıda bembeyaz karı gördüm. Kar yağıyor dedin, göremedim ama hayal ettim. Bembeyazdı her yer, ne güzeldi. Evin ne kadar sıcaktı, ne kadar sessizdi her şey, ne kadar huzurlu...
Yanında olmayı da hayal ettim. Bembeyaz karda yürümeyi, bisiklete binmeyi, karın yağışını seyretmeyi. Birkaç gündür hep bunları hayal ediyordum da üzerine tuz biber ektin.
Geçen yıl karda çıkardığım sesleri düşünüyorum, lapa lapa yağarken yaptığım yürüyüşleri, bisiklete binişlerimi, düşüşlerimi... Nasıl özlüyorum şimdi. Bembeyaz karı özlüyorum. Noel havası ne güzeldi, ne kadar ışıl ışıldı her şey. Keşke diyorum sokakta sıcacık şarap içmenin tadını daha fazla çıkarsaydım.
Hep olmayanı istiyorum, olmayana özeniyorum ben. Başka hayatlara, başka evlere, başka ülkelere, başka dillere, başka ailelere... Hep başka yerde olmak istiyorum. O yüzden ait hissetmemem kendimi ne kendi evime ne sevgilimin evine. O yüzden kaçmayı, gitmeyi özlemem. Kök salamıyorum ne bir yere, ne de kimselere.
Yanında olmayı da hayal ettim. Bembeyaz karda yürümeyi, bisiklete binmeyi, karın yağışını seyretmeyi. Birkaç gündür hep bunları hayal ediyordum da üzerine tuz biber ektin.
Geçen yıl karda çıkardığım sesleri düşünüyorum, lapa lapa yağarken yaptığım yürüyüşleri, bisiklete binişlerimi, düşüşlerimi... Nasıl özlüyorum şimdi. Bembeyaz karı özlüyorum. Noel havası ne güzeldi, ne kadar ışıl ışıldı her şey. Keşke diyorum sokakta sıcacık şarap içmenin tadını daha fazla çıkarsaydım.
Hep olmayanı istiyorum, olmayana özeniyorum ben. Başka hayatlara, başka evlere, başka ülkelere, başka dillere, başka ailelere... Hep başka yerde olmak istiyorum. O yüzden ait hissetmemem kendimi ne kendi evime ne sevgilimin evine. O yüzden kaçmayı, gitmeyi özlemem. Kök salamıyorum ne bir yere, ne de kimselere.
cezalı
Uzundur yazmıyorum. Yazacak bir şeyim olmamasından değil herhalde, kendimi çok yalnız hissetmemden. Biliyorum okuyanlar var ama, herkes çok sessiz. Sanki kimse yazdıklarımı önemsemiyormuş gibi. Sosyal medya hastalığına, varsa yani böyle bir hastalık, işte ona yakalandım. Kimse yorum yapmayınca, okunmuyormuş ya da önemsenmiyormuş hissine kapılıyorum. Sadece burada değil, facebookta da aynı şeyi hissediyorum. Ya evet komik biliyorum ama elimde değil düşünüyorum işte :))
Zaten beni bu düşünmek mahvediyor. Çok düşünüyorum. Gerekli gereksiz düşünüyorum. Sürekli bir tartma halindeyim. O zaman da hatalar peşimi bırakmıyor, yapışıyorlar ve ne yaparsam yapayım çıkaramıyorum. Yaptığım güzel şeyleri değil de hatalarımı düşünüyorum. Suçluluk duygusu beni bitiriyor. Kendimi de cezalandırıyorum. Devamlı ceza arıyorum. Ya ölüyorum, ya hastalanıyorum, ya yalnızlığa mahkum oluyorum, ya ömür boyu işsiz kalıyorum, ya da kendimi silik beceriksiz ilan ediyorum. Cezalıyım ben, ama tahtanın önünde tek ayakta durmuyorum, cezalı olduğumdan kimsenin haberi yok, öyle kendi kendimi öldürüyorum.
Keşke her şeyi daha ağırdan ve hafif alabilseydim. Keşke hayatı hafife alabilseydim. Keşke çevremde mutlu olabilecek bu kadar çok hem de bu kadar çok sebep varken mutlu olabilseydim.
Zaten beni bu düşünmek mahvediyor. Çok düşünüyorum. Gerekli gereksiz düşünüyorum. Sürekli bir tartma halindeyim. O zaman da hatalar peşimi bırakmıyor, yapışıyorlar ve ne yaparsam yapayım çıkaramıyorum. Yaptığım güzel şeyleri değil de hatalarımı düşünüyorum. Suçluluk duygusu beni bitiriyor. Kendimi de cezalandırıyorum. Devamlı ceza arıyorum. Ya ölüyorum, ya hastalanıyorum, ya yalnızlığa mahkum oluyorum, ya ömür boyu işsiz kalıyorum, ya da kendimi silik beceriksiz ilan ediyorum. Cezalıyım ben, ama tahtanın önünde tek ayakta durmuyorum, cezalı olduğumdan kimsenin haberi yok, öyle kendi kendimi öldürüyorum.
Keşke her şeyi daha ağırdan ve hafif alabilseydim. Keşke hayatı hafife alabilseydim. Keşke çevremde mutlu olabilecek bu kadar çok hem de bu kadar çok sebep varken mutlu olabilseydim.
25 Kasım 2010 Perşembe
tatil dönüşü
Muhteşem bir tatilden geri döndüm. Her şey o kadar güzeldi ki, şu anda adapte olmakta zorlanıyorum.
Kızıldenize dalmaya gittik. 6 gece boyunca teknede konakladık, her gün en az 3 dalış yaptık. Tek kelimeyle enfesti. Kızıldeniz'in güzelliğinden nefesimiz kesildi.
Ve şu anda gerçekten adapte olamıyorum. Ne zaman gözümü kapasam kendimi sualtında görüyorum. Pazartesi'den bu yana kitap kapağı açmadım, konsantre olamadım.
Tabi bu konsantrasyonsuzluğumun başka sebepleri de var. Hala sırtımda çantam oradan oraya taşınmam mesela. İki gün kuzenimde kaldım yine. Bugün sevgilimin evine geri döndüm ama bu kez yan dairede inşaat başlamış. Gürültüde hayatta çalışamam. Mecburen anamın evine yollanıcam :((
Kızıldenize dalmaya gittik. 6 gece boyunca teknede konakladık, her gün en az 3 dalış yaptık. Tek kelimeyle enfesti. Kızıldeniz'in güzelliğinden nefesimiz kesildi.
Ve şu anda gerçekten adapte olamıyorum. Ne zaman gözümü kapasam kendimi sualtında görüyorum. Pazartesi'den bu yana kitap kapağı açmadım, konsantre olamadım.
Tabi bu konsantrasyonsuzluğumun başka sebepleri de var. Hala sırtımda çantam oradan oraya taşınmam mesela. İki gün kuzenimde kaldım yine. Bugün sevgilimin evine geri döndüm ama bu kez yan dairede inşaat başlamış. Gürültüde hayatta çalışamam. Mecburen anamın evine yollanıcam :((
3 Kasım 2010 Çarşamba
öyle işte
Bir haftadır evim sırtımda oradan oraya geziyorum. İlk önce sevgilime gittim, sonra o dalışa gidiyor diye arkadaşıma gittim, sonra o dalıştan geldi tekrar onun evine geçtim, sadece bir gün benimle kaldı, sonra iş için mısıra gitti.
O mısıra uçtuğu akşam orada kaldım. Sabahın altısında kalktım derse yetişmek için. Taa Tuzladan 3 saatlik yol ile okula gittim. Çekilir eziyet değil.
Dün de kuzenlerime geldim, kendisi mısırdan gelene kadar burada kalacağım.
Bu arada annem telefon etti, özür filan dilemedi. hadi gel olmuyor böyle ben çok mutsuzum bana hiç yardım etmiyorsunuz vs. diye, geçen günkü konuşmayı sanki hiç yapmamışım gibi yine aynı şeyleri söyleyip durdu. telefonu yüzüne kapadım, ardından mesaj attım. Sonra bilgisayarıma email düştü, yine bir sürü şey zırvalamış, sonunda da evlenmeden evden ayrılma diye yazmış.
İşte bu ikiyüzlülükler bu sahtekarlıklar beni çok yaralıyor.
Kız kardeşim iki haftada tanıdığı sevgilisinin peşinden almanyaya yaşamaya gitti, annem bırak bir şey demeyi güle oynaya aman da kızım almanyaya gidiyor diye ağzı kulaklarında kızcağızı gönderdi. Ben kaç yıldır tanıdığım sevdiğim adamla birlikte yaşayamıyorum. Ben de dedim, sen ona buna ailene hesap vereceksin diye kendi inandıklarımdan taviz veremem, sen tedavi olmadan da dönmiycem dedim. Tabi ne söylersem söyliyim bir kulağından giriyor, öbüründen çıkıyor. Hala derdi babam onu terk etmiş, kız kardeşim onun istediği gibi bir düğün yaptırmamış, çocuğa bir damatlık alınmamış elaleme rezil olunmuş vs. Kendi dışında bizim ne istediğimiz ne düşündüğümüz umrunda değil.
Bugün evden birkaç parça giysi alıyım diye girdim, gelmesin diye dua ettim, apar topar çıktım. Haftaya iki tane sınavım var. Konsantre olmakta çok zorluk çekiyorum. Huzurum kalmadı, mutusuzum. Ne yapıcam, nasıl yapıcam bilmiyorum.
O mısıra uçtuğu akşam orada kaldım. Sabahın altısında kalktım derse yetişmek için. Taa Tuzladan 3 saatlik yol ile okula gittim. Çekilir eziyet değil.
Dün de kuzenlerime geldim, kendisi mısırdan gelene kadar burada kalacağım.
Bu arada annem telefon etti, özür filan dilemedi. hadi gel olmuyor böyle ben çok mutsuzum bana hiç yardım etmiyorsunuz vs. diye, geçen günkü konuşmayı sanki hiç yapmamışım gibi yine aynı şeyleri söyleyip durdu. telefonu yüzüne kapadım, ardından mesaj attım. Sonra bilgisayarıma email düştü, yine bir sürü şey zırvalamış, sonunda da evlenmeden evden ayrılma diye yazmış.
İşte bu ikiyüzlülükler bu sahtekarlıklar beni çok yaralıyor.
Kız kardeşim iki haftada tanıdığı sevgilisinin peşinden almanyaya yaşamaya gitti, annem bırak bir şey demeyi güle oynaya aman da kızım almanyaya gidiyor diye ağzı kulaklarında kızcağızı gönderdi. Ben kaç yıldır tanıdığım sevdiğim adamla birlikte yaşayamıyorum. Ben de dedim, sen ona buna ailene hesap vereceksin diye kendi inandıklarımdan taviz veremem, sen tedavi olmadan da dönmiycem dedim. Tabi ne söylersem söyliyim bir kulağından giriyor, öbüründen çıkıyor. Hala derdi babam onu terk etmiş, kız kardeşim onun istediği gibi bir düğün yaptırmamış, çocuğa bir damatlık alınmamış elaleme rezil olunmuş vs. Kendi dışında bizim ne istediğimiz ne düşündüğümüz umrunda değil.
Bugün evden birkaç parça giysi alıyım diye girdim, gelmesin diye dua ettim, apar topar çıktım. Haftaya iki tane sınavım var. Konsantre olmakta çok zorluk çekiyorum. Huzurum kalmadı, mutusuzum. Ne yapıcam, nasıl yapıcam bilmiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)